Kürtajın riskleri nelerdir?

Gebelik haftası ilerledikçe kürtaja bağlı her türlü risk artmaktadır. Yapısal olarak rahim anomalisi olan hastalarda (rahimde perde veya çift rahim gibi) risk bir miktar daha yüksektir. Missedabortus denilen rahimde bebeğin kalp atımının durduğu vakalarda da kürtaj riski canlı bebekte olduğundan biraz daha yüksektir. Kürtajın riskleri nelerdir?

Kürtajın riskleri nelerdir? Diğer İçerikler

Kürtaj işlemi sırasında anestezi uygulandığı için hasta ağrı hissetmez.İşlem sonrasında hafif kasık ağrısı ve kramp tarzı rahatsızlıklar görülebilir.Bu ağrılar genellikle 1 ila 3 gün içinde azalır, bazı kişilerde birkaç gün daha hafif şekilde devam edebilir.Ağrı düzeyi, gebelik haftasına, kullanılan yönteme ve bireysel ağrı eşiğine bağlı olarak değişir.Doktor önerisiyle verilen ağrı kesiciler, bu dönemin konforlu geçmesini sağlar.
Erkek bebek sahibi olmak için belirli bir ayda hamile kalma teorileri, bilimsel dayanağı olmayan geleneksel inanışlara dayanır. Çin takvimine göre bazı dönemlerde cinsiyetin belirlenebileceği öne sürülse de, çocuğun cinsiyeti, spermdeki X veya Y kromozomuna bağlıdır ve ay ya da mevsim fark etmeksizin şansa bağlıdır.
Hamile kalmayı kolaylaştıran faktörler arasında düzenli yumurtlama, sağlıklı bir rahim ve iyi sperm kalitesi bulunur. Ayrıca, sağlıklı bir diyet, stresten uzak durmak, ideal kiloda olmak ve sigara ile alkolden kaçınmak doğurganlık sürecini olumlu etkileyebilir. Yumurtlama döneminin doğru takip edilmesi ve o dönemde cinsel ilişkiye girilmesi de hamile kalma şansını artırır.
1983 yılından bu yana geçerli olan yasaya göre hiçbir tıbbi gerekçe olmaksızın isteğe bağlı kürtaj (halk arasında yaygınca bebek aldırma, çocuk aldırma diye de adlandırılır) 10. gebelik haftasına kadar yapılabilir. Kaç haftaya kadar kürtaj yapılır?
Kadınların çocuğu olmamasına neden olabilecek birçok tıbbi durum vardır. Polikistik over sendromu (PCOS), endometriozis, fallop tüplerinin tıkanması, rahim anomalileri gibi durumlar hamile kalmayı zorlaştırabilir. Ayrıca, hormonal dengesizlikler, tiroit problemleri, erken menopoz ve yumurtalık rezervinin tükenmesi de çocuk sahibi olmayı engelleyebilir. Kronik hastalıklar ve bazı otoimmün hastalıklar da doğurganlığı etkileyebilir.
D vitamini, folik asit, B12 vitamini ve demir eksikliği, doğurganlık üzerinde olumsuz etkiler yapabilir. D vitamini eksikliği hormon dengesizliklerine yol açabilirken, folik asit eksikliği, hamile kalma şansını azaltabilir. B12 vitamini eksikliği, yumurtlamayı ve sperm kalitesini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, demir eksikliği anemisi olan kadınlar da doğurganlık konusunda zorluklar yaşayabilir.
Rahim sağlığını korumak ve güçlendirmek için sağlıklı bir beslenme ve düzenli egzersiz önemlidir. Antioksidanlar açısından zengin yiyecekler, omega-3 yağ asitleri ve yeterli miktarda su tüketmek rahim sağlığına katkı sağlar. Ayrıca, yoga ve pelvik taban egzersizleri de rahim bölgesindeki kan akışını artırarak güçlenmesine yardımcı olabilir.