Kürtajın riskleri nelerdir?

Gebelik haftası ilerledikçe kürtaja bağlı her türlü risk artmaktadır. Yapısal olarak rahim anomalisi olan hastalarda (rahimde perde veya çift rahim gibi) risk bir miktar daha yüksektir. Missedabortus denilen rahimde bebeğin kalp atımının durduğu vakalarda da kürtaj riski canlı bebekte olduğundan biraz daha yüksektir. Kürtajın riskleri nelerdir?

Kürtajın riskleri nelerdir? Diğer İçerikler

Kızlık zarı bozulduğunda gelen kan, genellikle parlak kırmızı renkte olur. Ancak, her kadında kanamanın miktarı ve rengi farklılık gösterebilir. Bazı kadınlarda hafif pembe veya kahverengiye çalan bir kanama olabilir. Ayrıca, zarın esnek olduğu durumlarda hiç kanama olmayabilir.
Metal küret yöntemi, rahim iç zarının kazınarak alınması esasına dayanır.Eskiden sık kullanılan bu yöntem, günümüzde yerini vakumlu kürtaja bırakmıştır.Ancak bazı tanısal durumlarda hâlâ metal küret ile işlem yapılabilir.Antalya’daki özel merkezlerde bu tür işlemler steril şartlarda, tecrübeli hekimlerce uygulanır.Metal küretaj, tıbbi endikasyon dışında tercih edilmemelidir; aksi hâlde rahim duvarında yapışıklık (Asherman Sendromu) riski oluşabilir.
3 aylık gebelikte bebekte neredeyse tüm organlar çalışmaya başlamıştır. Pankreas, insülin üretmeye başladı. 3. ayın sonunda bağırsakları karnın içine tam olarak yerleşmiş durumdadır. Bebeğiniz artık daha önceleri kan hücreleri sağlayan yolk kesesine ihtiyaç duymayacak. 3 aylık bebek anne karnında nerededir?
İdrar rengi bebeğin cinsiyeti hakkında bilgi vermez. İdrarın koyu veya açık renkte olması genellikle annenin sıvı alımı ile ilgilidir. Yeterince su içilmediğinde idrar rengi koyulaşabilir, ancak bu durum cinsiyetle ilgili değildir.
Halk arasında erkek bebeklerin annenin güzelliğini koruduğu, kız bebeklerin ise annenin güzelliğini aldığı söylenir. Ancak bu inanış bilimsel değildir. Hamilelik sırasında yaşanan cilt değişiklikleri tamamen hormonlara bağlıdır ve bebeğin cinsiyetiyle ilgili değildir.
Halk arasında erkek bebek belirtileri arasında şunlar sayılır: annenin karın şeklinin daha aşağıda olması, daha az sabah bulantısı yaşanması, anne adayının cildinin daha parlak ve pürüzsüz olması, aşırı tatlı yerine tuzlu yiyecekler tüketme isteği. Ancak bu belirtilerin bilimsel bir temeli yoktur ve bebeğin cinsiyetini kesin olarak belirleyemez.
Hamile kalamayan kadınlar için birçok test yapılabilir. Hormon testleri, yumurtlama problemlerini belirlemek için önemli bir adımdır. Ayrıca, rahim ve yumurtalıkların durumu ultrason ile kontrol edilebilir. Histerosalpingografi (HSG) adı verilen bir testle fallop tüplerinin açık olup olmadığı kontrol edilir. Yumurtalık rezerv testi, kadının yumurtalıklarında yeterli sayıda sağlıklı yumurta olup olmadığını gösterir.