Kürtajdan sonra kontrol muayenesi nasıl yapılır?

Kürtaj işlemi Karman adı verilen vakum aletleri ile ortalama on dakika süren bir işlemdir. İşlem sona erdikten ve Batikon ile vajinal temizlik ve kanama kontrolü yapıldıktan sonra hasta dinlenmek ve takip edilmek üzere istirahat odasında gözlem altına alınır. Bu sırada vajinal kanama olup olmadığı kontrol edilir. Kürtajdan sonra kontrol muayenesi nasıl yapılır?

Kürtajdan sonra kontrol muayenesi nasıl yapılır? Diğer İçerikler

Düşük sonrası kürtaj her zaman gerekmeyebilir. 6-7 haftadan küçük gebelikler düştüğünde kendiliğinden tıbbi bir müdahale olmadan sonlanabilirler. Gebelik büyüdükçe düşük sonrası bazı parçaların kalma ihtimali artar. Eğer kürtaj yapılmazsa uzayan kanamalar ve enfeksiyon riski olabilir. 5 haftalık düşükte kürtaj gerekir mi?
D vitamini, folik asit, B12 vitamini ve demir eksikliği, doğurganlık üzerinde olumsuz etkiler yapabilir. D vitamini eksikliği hormon dengesizliklerine yol açabilirken, folik asit eksikliği, hamile kalma şansını azaltabilir. B12 vitamini eksikliği, yumurtlamayı ve sperm kalitesini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, demir eksikliği anemisi olan kadınlar da doğurganlık konusunda zorluklar yaşayabilir.
Tıp dilinde "bakire" terimi, hiç cinsel ilişkiye girmemiş olan kadınlar için kullanılır. Ancak bu terim, kızlık zarının durumu ile de ilişkilendirilir. Kızlık zarının yapısı ve durumu kişiden kişiye farklılık gösterebilir, bu yüzden tıbbi açıdan "bakirelik" sadece zara dayalı bir durum değildir.
Ateşli hastalık, aktif enfeksiyon veya pelvik iltihap varlığında işlem ertelenebilir.Ağır kansızlık, kalp hastalığı veya pıhtılaşma bozuklukları olan hastalarda ön hazırlık gerekebilir.Gebelik kesesinin rahim dışında (ektopik gebelik) olması durumunda kürtaj yapılmaz, farklı bir tedavi uygulanır.Yetersiz ultrason bulgusu nedeniyle gebelik rahim içinde doğrulanmadıysa işlem ileri bir tarihe bırakılabilir.
Kısırlık, çeşitli hastalıklardan kaynaklanabilir. Polikistik over sendromu (PCOS), endometriozis, tiroit hastalıkları, rahim anomalileri ve fallop tüplerinin tıkanması gibi hastalıklar hamile kalmayı zorlaştırabilir. Ayrıca, otoimmün hastalıklar, hormonal bozukluklar ve diyabet gibi kronik hastalıklar da doğurganlığı olumsuz etkileyebilir. Erkeklerde ise sperm kalitesini düşüren varikosel, hormonal dengesizlikler veya genetik hastalıklar çocuk sahibi olmayı zorlaştıran faktörlerdir.
Anne adaylarının hamilelikte meme büyümesi yaşaması yaygındır ve hormonların etkisiyle ortaya çıkar. Bazı inanışlar, sağ memenin büyümesinin erkek bebek, sol memenin büyümesinin kız bebek işareti olduğunu söyler, ancak bu bilimsel bir gerçeklik değildir.
Hamile kalamamanızın birçok nedeni olabilir. Hormonal dengesizlikler, polikistik over sendromu (PCOS), endometriozis, fallop tüplerinin tıkanıklığı gibi fiziksel durumlar doğurganlığı etkileyebilir. Ayrıca, stres, aşırı kilo, sigara ve alkol kullanımı, dengesiz beslenme de hamile kalamamanıza neden olabilir. Partnerin sperm kalitesi de hamile kalma sürecini etkileyen önemli bir faktördür. Bir doktorla görüşerek kısırlık testleri yaptırmak bu süreçte önemli olabilir.