Hangi Gebelikler Riskli?

Riskli gebelikler, anne veya bebeğin sağlığını tehdit eden komplikasyonlar içeren gebeliklerdir. Yaşı 35’in üzerinde olan anne adayları, önceki hamileliklerinde komplikasyon yaşayanlar, yüksek tansiyon, diyabet, kalp hastalığı veya böbrek sorunları gibi kronik hastalıklara sahip olanlar riskli grupta yer alabilir. Ayrıca, çoğul gebelikler (ikiz, üçüz), erken doğum riski olanlar ve rahim anomalisi olanlar da riskli gebelik sınıfına girer. Genetik hastalık taşıyan veya geçmişte düşük yapmış olan anneler de dikkatle izlenmelidir.

Hangi Gebelikler Riskli? Diğer İçerikler

Kürtaj işlemi sırasında anestezi uygulandığı için hasta ağrı hissetmez.İşlem sonrasında hafif kasık ağrısı ve kramp tarzı rahatsızlıklar görülebilir.Bu ağrılar genellikle 1 ila 3 gün içinde azalır, bazı kişilerde birkaç gün daha hafif şekilde devam edebilir.Ağrı düzeyi, gebelik haftasına, kullanılan yönteme ve bireysel ağrı eşiğine bağlı olarak değişir.Doktor önerisiyle verilen ağrı kesiciler, bu dönemin konforlu geçmesini sağlar.
İşlem öncesi gebelik haftasının ultrasonla doğrulanması zorunludur.Hasta, kimlik belgesiyle birlikte gelmeli ve işlem öncesi bilgilendirilmiş onam formunu imzalamalıdır.Eğer kadın evliyse, eş rızası yazılı olarak alınmalıdır (2827 sayılı Kanun).Anestezi tercihine göre işlem öncesinde 4–6 saat aç kalınması gerekebilir.Kürtaj işlemi öncesinde kullanılan ilaçlar, mevcut hastalıklar ve alerjiler mutlaka doktora bildirilmelidir.Antalya’da faaliyet gösteren merkezlerde hastalar, genellikle aynı gün taburcu edilir ve gerekli ilaçlar kendilerine verilir.
En az 10 gün boyunca cinsel ilişkiye girilmemelidir.İlk 2 hafta boyunca havuza, denize girilmemesi ve tampon kullanılmaması önerilir.Ağır egzersiz ve banyo küveti kullanımı ertelenmelidir.Kanama devam ettiği sürece enfeksiyon riskine karşı dikkatli olunmalıdır.Adet döngüsü genellikle 4–6 hafta içinde normale döner.Doktorun verdiği ilaçlar tam dozda ve zamanında kullanılmalıdır.
Eski zamanlarda bebeğin cinsiyeti karın şekline, annenin beslenme alışkanlıklarına, cilt değişikliklerine ve diğer fiziksel belirtilere dayanarak tahmin edilmeye çalışılırdı. Ancak bu tahminler genellikle doğru çıkmazdı ve bilimsel dayanağı yoktu. Modern tıpta ultrason ve genetik testler sayesinde bebeğin cinsiyeti güvenilir şekilde belirlenebilir.